NUROFEN COLD & FLU TABLET

👁️ 5.304 kez görüntülendi

Kaynak: Rakip sitedeki en çok aranan ilaçlar önceliğine göre TİTCK KÜB/KT dokümanlarından eklenmiştir.

NUROFEN COLD & FLU TABLET prospektüsü nasıl okunmalı?

Bu sayfa, NUROFEN COLD & FLU TABLET için ulaşılabilen prospektüs bilgisini daha okunabilir bir sırayla sunmak için hazırlanmıştır. Prospektüs metninde özellikle etken madde, kullanım amacı, kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler, olası yan etkiler, saklama koşulları ve sağlık profesyoneline danışılması gereken durumlar birlikte değerlendirilmelidir.

Hızlı kontrol noktaları

  • Etken madde: İBUPROFEN, PSÖDOEFEDRİN HİDROKLORÜR
  • Ruhsat sahibi/firma: RECKİTT BENCKİSER TEM. MAL. SAN. VE TİC. A.Ş.
  • Belge türü: Kullanma Talimatı (KT) ve Kısa Ürün Bilgisi (KÜB)

Kaynak ve güvenlik notu

İçerikler resmi prospektüs kayıtları, üretici yayımları ve doğrulanabilir ürün bilgilerinden derlenir. Prospektüsler zaman içinde güncellenebileceği için bu sayfa tıbbi tavsiye yerine geçmez; ilaç kullanımı, doz değişikliği veya bırakma kararı için doktorunuza ya da eczacınıza danışın.

Eksik veya güncelliğini yitirmiş bir bilgi fark ederseniz iletişim sayfasından ilaç adı, barkod veya varsa belge bağlantısıyla bildirebilirsiniz.

Kısa Ürün Bilgisi (KUB)

Kaynak: Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) onaylı doküman. Onay tarihi: 24/09/2018

1

KISA ÜRÜN BİLGİSİ

1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI

NUROFEN COLD & FLU 200 mg/ 30 mg film kaplı tablet

2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM

Etkin madde: Her film kaplı tablet tablet;

İbuprofen 200 mg

Psödoefedrin hidroklorür 30 mg içerir.

Yardımcı maddeler:

Sunset yellow (gün batımı sarısı) (E110) 0,075 mg

Yardımcı maddeler için 6.1 'e bakınız.

3. FARMASÖTİK FORM

Film kaplı tablet.. Sarı renkli, yuvarlak, bikonveks, bir yüzü “N” baskılı film kaplı tablet.

4. KLİNİK ÖZELLİKLER

4.1 Terapötik endikasyonlar NUROFEN COLD & FLU, grip, soğuk al gınlığı veya sinüzit gibi has talıkların seyrinde görülen burun tıkanıklığı, baş ağ rısı, ateş, vücut ağrıları ve diğer ağrıların giderilmesinde kullanılır. 4.2 Pozoloji ve uygulama şekli Pozoloji/uygulama sıklığı ve süresi: Yetişkinlerde ve 12 yaşın üzerindeki çocuklarda önerilen başlangıç dozu 2 tablet ve devamında gerekli ise her 4 saatte bir 1-2 tablet şeklinde kullanılmalıdır. Hekim tarafından önerilmedikçe günde 6 tabletten fazla alınmama lıdır. Daima etkin en küçük doz kullanılmalıdır. Kısa süreli kullanım içindir. 5 günden daha uzun süre kullanılmamalıdır. İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gerekli olan en düşük etkin dozun en kısa sürede kullanılması ile en aza indirilebilir (Bkz. Bölüm 4.4).

Uygulama şekli: NUROFEN COLD & FLU, sadece ağızdan kullanım içindir. Tabletler kırılmadan ve çiğnenmeden bir bütün olarak, 1 bardak su ile alınmalıdır.

2

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği: Ciddi karaciğer yetmezliği olan hastalarda NUROFEN COLD & FLU k ullanımından kaçınılmalıdır.

Orta şiddette böbrek yetmezliğinde dikkatli kullanılmalıdır. Şi ddetli böbrek yetmezliğinde kullanılmamalıdır.

Pediyatrik popülasyon: 12 yaş ve üzeri çocuklarda kullanılmalıdır.

Geriyatrik popülasyon: Bu hasta grubunda NSAİİ kullanımı ile ölümcül olabilecek gastro intestinal kanama ve perforasyon gibi istenmeyen etki sıklığı artmaktadır. 60 yaş üzerindeki hastalarda, h ipertansiyonu, hipertiroidizmi, diabetes mellitusu, kardiyovasküler hastalığı, iskemi k kalp hastalığı, glokomu veya p r o s t a t h i p e r t r o f i s i (hiperplazisi) olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Uzun süreli kullanımdan kaçınılmalıdır.

4.3 Kontrendikasyonlar

NUROFEN COLD & FLU, ibuprofene ve ya psödoefedrine, diğer adrene rjik ilaçlara ya da ilacın içindeki yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kullanılmamalıdır. NUROFEN COLD & FLU daha önce ibuprofen, aspirin veya diğer NSAİ İ’ler ile astım, rinit, ürtiker gibi aşırı duyarlılık r eaksiyonu gelişen hastalarda kon trendikedir. Böyle hastalarda ciddi, nadiren ölümle sonuçlanabilen anafilaksi benzeri reaksiyonlara neden olabilir. NUROFEN COLD & FLU aktif mide ve duodenum ülseri olanlarda kontrendikedir. Daha önce NSAİİ’ler ile ilişkili gastrointestinal kanama veya perforasyon öyküsü olan hastalarda kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU, hamileliğin 3. trimesterinde kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU’nun koroner arter by-pass greft operasyonu g eçirenlerde ameliyat öncesi ağrı kesici olarak kullanılması kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU, serebrovasküler kanaması olanlarda ya da he rhangi bir aktif kanaması olanlarda kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU, şiddetli hi pertansiyon ve taşikardinin eşli k ettiği hastalıklarda, korner arter hastalığında kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU, monoaminooksid az inhibitörleri, trisiklik a ntidepresanlar, diğer sempatomimetik ilaçlar (dekonjestanlar, iştah bastırıcı ilaçlar y a d a a m f e t a m i n b e n z e r i psikostimülanlar) ve beta blokörlerle birlikte kullanımında kontrendikedir.

3

NUROFEN COLD & FLU ayrıca, şiddetli kalp yetmezliğinde (NYHA Sı nıf IV), şiddetli karaciğer yetmezliğinde ve şiddetli böbrek yetmezliğinde kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU, 12 yaş altı çocuklarda kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU, diabetes mellitusu olanlarda, hipertiroidiz mi olanlarda, glokomu olanlarda, feokromasitoması olanlarda kontrendikedir. NUROFEN COLD & FLU her bir tabletinde 0,075 mg sunset yellow (g ünbatımı sarısı) (E110) içermektedir. Günbatımı sarısı (E110) alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. 4.4 Özel kullanım uyarıları ve önlemleri Kardiyovasküler (KV) riskler NSAİİ’ler ölümcül olabilecek KV trombotik olaylar, miyokard inf arktüsü ve inme riskinde artışa neden olabilir. Bu risk kullanım süresine bağlı olarak a rtabilir. KV hastalığı olan veya KV hastalığı risk faktörlerini taşıyan hastalarda risk daha yüksek olabilir. NUROFEN COLD & FLU, koroner arter by-pass cerrahisi öncesi ağrı tedavisinde kontrendikedir.

Gastrointenstinal (GI) riskler

NSAİİ’ler kanama, ülserasyon, mide veya bağırsak perforasyonu g ibi ölümcül olabilecek ciddi GI advers etkilere yol açarlar. Bu advers olaylar herhang i bir zamanda önceden uyarıcı bir semptom vererek veya vermeksizin ortaya çıkabilirler. Yaşlı hastalar, ciddi GI etkiler bakımından daha yüksek risk taşımaktadırlar. İstenmeyen etkiler, semptomları kontrol altına almak için gerek en, etkili en düşük doz en kısa süreyle kullanılarak en aza indirilebilir (bkz. Bölüm 4.2). NSAİ ilaçlar ile ilişkili ciddi advers olayların tetiklenmesine ait kümülatif risk nedeniyle, NUROFEN COLD & FLU ve diğer NSAİ ilaçların birlikte uygulanması önerilmemektedir. NSAİ ilaçlara karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları sıklıkla önceden astım veya alerjik hastalıkları olan bireylerde ortaya çıkmaktadır. Bu grup hastalarda NUROFEN COLD & FLU dikkatli kullanılmalıdır. Siklooksijenaz/prostaglandin sent ezini inhibe eden ilaçların ov ülasyonu etkileyerek fertilite üzerine etkileri olabileceğine d air bazı kanıtlar vardır. Tedav inin kesilmesinden sonra, önceki duruma geri dönülür.

İbuprofen

NUROFEN COLD & FLU, kortikostero idlerin yerine veya kortikoster oid yetersizliğinin tedavisi için kullanılmaz. Kortikosteroidlerin aniden kesilmesi , hastalığın alevlenmesine yol açabilir. Uzun süre kortikosteroid tedavisi almakta olan hastal arda kortikosteroid tedavisi sonlandırılmak istenirse tedavi yavaşça azaltılmalıdır.

4

NUROFEN COLD & FLU’nun ateş ve inflamasyonun azaltılmasına yöne lik farmakolojik aktivitesi, enfeksiyöz olmayan, ağrılı olduğu öngörülen komplik asyonların belirlenmesine ait tanısal bulguların kullanılabilirliğini azaltabilir. Kardiyovasküler etkiler Kardiyovasküler Trombotik Olaylar Çeşitli COX-2 selektif ve non-se lektif NSAİİ’lerin üç yıl kadar süren klinik çalışmaları, ölümcül olabilen ciddi kardiyovasküler (KV) trombotik olay, miy okard infarktüsü ve inme riskinin arttığını göstermiştir . COX-2 selektif veya non-selekt if tüm NSAİİ’ler için benzer risklere sahip olabilir. KV hastalığı veya KV risk faktörleri o lduğu bilinen hastalar, daha fazla risk altındadır. NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda potansiyel KV riskinin en aza indirilmesi için, en düşük etkili doz olası en kısa süreyle kullanılmalıdır . Hekimler ve hastalar daha önceden KV semptomlar olmasa dahi bu tür semptomlara karşı hazı rlıklı olmalıdır. Hastalar ciddi KV belirti ve/veya bulgular ve bunlar ortaya çıktığı takd irde yapılacaklar hakkında bilgilendirilmelidirler. Birlikte aspirin kullanımının, NSAİİ kullanımı ile ilişkili cid di KV trombotik olay riskindeki artışı azalttığına dair tutarlı kanıtlar yoktur. Aspirin ve NSA İİ’lerin birlikte kullanımı ciddi gastrointestinal (Gİ) olayların gelişme riskini artırmaktadır ( bkz. Gastrointestinal etkiler -

Ülserasyon, Kanama ve Perforasyon riski).

COX-2 selektif NSAİİ’nin KABG cerrahisinden sonra ilk 10-14 gün deki ağrı tedavisine ait iki geniş, kontrollü klinik çalışmada miyokard infarktüsü ve inme i nsidansının arttığı bulunmuştur (bkz. Bölüm 4.3 Kontrendikasyonlar). Klinik çalışmalar, özellikle yüksek dozda (2400 mg/gün) ibuprof en kullanımının arteriyel trombotik olayların (örn. miyokard enfarktüsü ya da inme) riski nde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğini göstermektedir. Bütünüyle ele alındığında epidemi yolojik çalışmalar, düşük doz ibuprofenin (örn. < 1200 mg/gün), miyokard enfarktüsü riskinde artış ile ilişkili olabileceğini düşündürmemektedir.

Kontrol altına alınmayan hipe rtansiyon, konjestif kalp yetmezli ği (NYHA II-III), mevcut iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serob rovasküler hastalığı olan hastalar, sadece dikkatli bir değerlendirme sonrasında ve yüksek dozlarda n (2400 mg/gün) kaçınarak ibuprofen ile tedavi edilmelidirler. Özellikle yüksek dozlarda ibuprofen (2400 mg/gün) kullanımı gerektiğinde, kardiyovasküler olaylara yönelik risk f aktörleri olan (örn. hipertansiyon, hiperlipidemi, diy abet, sigara) hastalarda uzun süreli bir tedavi başlatılmadan önce de dikkatli değerlendirme yapılmalıdır.

Hipertansiyon

NUROFEN COLD & FLU’nun dahil olduğu NSAİİ’ler yeni hipertansiyo n gelişimine veya var olan hipertansiyonun kötüleşmesine neden olurlar ve bu rahatsız lıkların her biri KV olay riskinin artmasına katkıda bulunabilmektedir. NSAİİ kullanırken, tiyazid veya loop diüretikleri kullanan hastalarda, bu terapötik lere karşı verilen yanıt bozul abilir. NUROFEN COLD & FLU’nun dahil olduğu NSAİİ’ler hipertansiyonu olan hastalarda d ikkatli kullanılmalıdır. NSAİİ tedavisine başlanırken ve tedavi süresince, kan basıncı (KB) yakından izlenmelidir.

5

Konjestif Kalp Yetmezliği ve Ödem NSAİİ’leri alan bazı hastalarda, sıvı tutulması ve ödem gözlenm iştir. NUROFEN COLD & FLU, sıvı tutulması veya kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Gastrointestinal Etkiler - Ülserasyon, Kanama ve Perforasyon riski NUROFEN COLD & FLU’nun dahil olduğu NSAİİ’ler, ölümcül olabilen inflamasyon, kanama, ülserasyon, mide, ince ve kalın bağırsak perforasyonu g ibi ciddi gastrointestinal (Gİ) advers olaylara neden olabilirler. Bu ciddi advers olaylar NSAİ İ’ler ile tedavi edilen hastalarda herhangi bir uyarıcı semptom olmadan veya uyarıcı semptomla bir likte, herhangi bir zamanda gelişebilirler. NSAİİ tedavisi sırasında üst Gİ kanalda ciddi a dvers olay gelişen beş hastadan yalnızca biri semptomatiktir. NSAİİ’lerin neden olduğu üst Gİ k anal ülserleri, yoğun kanama ve perforasyon 3 ila 6 ay tedavi u ygulanan hastaların yaklaşık % 1’inde ve 1 yıl tedavi olan hastalarda yaklaşık % 2-4’ünde ort aya çıkmaktadır. Bu eğilim uz un süreli kullanımda devam etmektedir ve tedavinin herhangi b i r a n ı n d a c i d d i G İ o l a y g e l i şm e o l a s ı l ı ğ ı n ı a r t ı r m a k t a d ı r . Ancak kısa süreli tedavi bile risksiz değildir. NSAİİ’ler, önceden ülser veya gastrointestinal kanama hikayesi olan hastalarda çok dikkatli reçetelenmelidir. Önceden peptik ülser ve/veya gastrointestinal kanama öyküsü olan ve NSAİİ kullanan hastalarda, Gİ kanama riski bu risk faktörleri olmayan hastalara göre 10 kat artmıştır. NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda, Gİ kanama riskini artıran d iğer faktörler, beraberinde oral kortikosteroid veya antikoagülan kullanılması, uzun süreli NSAİ İ kullanımı, sigara içilmesi, alkol kullanımı, ileri yaş ve genel durum bozukluğudur. Ölümcül Gİ olaylara ait spontan bildirimlerin çoğu, yaşlı veya genel sağlık durumu kötü hastala ra aittir, dolayısıyla bu hasta gruplarının tedavisinde dikkatli olunmalıdır. NSAİİ ile tedavi edilen hastalarda potansiyel Gİ olay riskinin en aza indirilmesi için en düşük etkili doz, olası en kısa sürede kullanılmalıdır. Doktorlar ve hastalar NSAİİ kullanımı sırasında gelişebilecek Gİ kanama ve ülser asyon belirti ve semptomlarına karşı hazırlıklı olmalıdırlar ve eğer ciddi Gİ advers olaydan şüphelenirler ise, derhal ek değer lendirmeye ve tedaviye başlanmalıdır. Bu yaklaşım ciddi Gİ advers olayın ortadan kalkm asına kadar NSAİİ’lerin kesilmesi olmalıdır. Yüksek riskli hastalar için NSAİİ içermeye n alternatif tedaviler düşünülmelidir.

Renal Etkiler

NSAİİ’lerin uzun süre kullanımı renal papiller nekroza ve diğer böbrek hasarlarına neden olur. Böbrek perfüzyonunun sağlanmasına prostaglandinlerin kompansetuar etkinliği olan hastalarda da renal toksisite gözlenmiştir. Bu hastalarda non-steroid anti-inflamatuvar ilaç kullanımı, doza bağımlı olarak prostaglandinlerin yapımında azalmaya ve ikincil olarak böbrek kan akımını azaltarak böbrek dekompansasyonunun açıkça hızlanmasına neden olabilir. Böbrek fonksiyon bozukluğu, kalp yetmezliği, karaciğer yetmezliği olanlarda, diüretik ve ADE inhibitörleri alanlarda ve yaşlı hastalarda bu reaksiyonun risk i daha fazladır. NSAİİ tedavinin kesilmesiyle, genellikle tedavi öncesi duruma geri dönülür.

6

İlerlemiş Böbrek Hastalığı NUROFEN COLD & FLU’nun ilerlemiş böbrek hastalığı olanlarda kullanıma dair herhangi bir kontrollü klinik çalışma verisi yoktur. Bu nedenle NUROFEN COLD & FLU, ilerlemiş böbrek hastalığı olanlarda önerilmemektedir. Eğer NUROFEN COLD & FLU m utlaka kullanılacaksa, hastaların böbrek fonksiyonlarının yakın takibi uygundur.

Anafilaktoid Reaksiyonlar

Diğer NSAİİ’lerle olduğu gibi, NUROFEN COLD & FLU’ya karşı daha önceden maruz kaldığı bilinmeyen hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar oluşabi lir. NUROFEN COLD & FLU, aspirin triyadı olan hastalara verilmemelidir. Bu semptom kompl eksi tipik olarak nazal polipi olan veya olmayan, rinit geçiren astım hastalarında veya aspiri n veya diğer NSAİİ alımı sonrasında potansiyel olarak ölümcül, ciddi bronkospazm sergile yen hastalarda gelişir (bkz. Kontrendikasyonlar ve Önlemler – Önceden mevcut astım). Anafila ktoid reaksiyon gelişen vakalarda acil müdahale düşünülmelidir. Oküler Etkiler Çalışmalarda, ibuprofen uygulamasına dayandırılabilecek oküler değişiklikler gösterilmemiştir. Nadir olgularda, papillit, retr obulbar optik nörit ve papilödem gibi istenmeyen oküler bozukluklar, ibuprofen dahil olmak üzere NSAİ ilaç kullananlar tarafından bildirilmiştir, ancak nedensel ve etki ilişkisi saptanmamıştır; dolayısıyla ibuprofen tedavisi sırasında görme bozukluğu gelişen hastalara oftalmolojik muayene yapılmalıdır. Deri Reaksiyonları N U R O F E N C O L D & F L U d a d a h i l o l m a k ü z e r e , N S A İ İ ’ l e r ö l ü m c ü l o l a bilen eksfolyatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu (SJS) ve toksik epidermal ne kroz (TEN) gibi ciddi advers cilt olaylarına neden olabilir. Bu ciddi olaylar, uyarı olmadan oluşabilir. Hastalar ciddi deri rahatsızlığı belirti ve bulgularına karşı uyarılmalıdırlar ve d eri döküntüsü veya diğer aşırı duyarlılık belirtilerinden birisi oluştuğunda ilaç kullanımı kesilmelidir.

Hamilelik

Hamileliğin son döneminde diğer NSAİİ’ler gibi ibuprofen de duc tus arteriosus’un erken kapanmasına neden olabileceği için, kullanımından kaçınılmalıdır.

Hepatik Etkiler

NUROFEN COLD & FLU dahil olmak üzere, NSAİİ’leri alan hastaları n % 15 kadarında, karaciğer testlerinin bir veya b irden fazlasında sınırda artışl ar olabilir. Bu laboratuvar anormallikleri tedavi müddetince ilerleyebilir, değişmeyebilir veya geçici olabilir. NSAİİ’lere ait klinik çalışmalarda, hastaların yaklaşık % 1’inde ALT ve AS T’de belirgin yükselmeler (normal değerin üst sınırının üç veya daha fazla katı) bildiril miştir. Ayrıca nadiren sarılık ve ölümcül fulminan hepatit, karaciğer nekrozu ve karaciğer yetmez liğini içeren (bazıları fetal sonuçlanan) nadir ciddi karaciğer reaksiyonları bildirilmiştir. NUROFEN COLD & FLU ile tedavi sı rasında, bir hastada karaciğer disfonksiyonu geliştiğine dair belirti ve/veya bulgular ort aya çıktığında veya anormal ka raciğer testleri olanlarda, daha

7

ciddi karaciğer reaksiyonlarının gelişimine ait kanıtlar incele nmelidir. Karaciğer hastalığı ile ilişkili klinik belirti veya bulgular ya da sistemik belirtiler (örn; eozinofili, deri döküntüsü, vs.) ortaya çıkar ise, NUROFEN COLD & FLU tedavisi kesilmelidir.

Hematolojik Etkiler

NUROFEN COLD & FLU dahil olmak üzere, NSAİİ alan hastalarda bazen anemi gözlenebilir. Bunun nedeni sıvı retansiyonu, giz li veya aşikar Gİ kan kaybı v eya eritropoez üzerindeki tam olarak tanımlanmamış etkilerdir. NUROFEN COLD & FLU dahil olmak üzere, uzun süreli NSAİİ alan hastalarda, herhangi bir anemi belirti veya bulgusu gözlenirse hemoglobin ve hematokrit değerleri kontrol edilmelidir. NSAİİ’lerin trombosit agregasyonunu inhibe ettiği ve bazı hastalarda kanama zamanını uzattığı gösterilmiştir. Aspirinden fark lı olarak, trombosit fonksiyonla rı üzerindeki etkileri kantitatif olarak daha az, kısa süreli ve geri dönüşümlüdür. Pıhtılaşma bo zuklukları olan veya antikoagülan alan hastalarda ol duğu gibi, trombosit fonksiyonun daki değişikliklerden olumsuz şekilde etkilenen ve NUROFEN COLD & FLU alan hastalar, dikkatlice takip edilmelidir. Önceden mevcut astım Astımı olan hastalarda, aspirin e duyarlı astım olabilir. Aspiri ne duyarlı astımı olan hastalarda aspirin kullanımı, ölümcül olab ilen ciddi bronkospazm ile ilişk ilendirilmiştir. Bu tür aspirine duyarlı hastalarda, aspirin ve diğer non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar arasında, bronkospazm dahil, çapraz reaksiyon bildirilmiş olduğundan, bu hastalarda N UROFEN COLD & FLU uygulanmamalı ve önceden beri astımı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Hastalar tedaviye başlamadan önce ve tedavi sırasında belirtile n noktalar konusunda bilgilendirilmelidir.  Diğer NSAİ ilaçlar gibi, ibuprof en, hastanede yatmaya hatta ölü me neden olabilecek miyokard infarktüsü veya inme gibi ciddi KV yan etkilere neden olabilir. Ciddi KV yan etkiler herhangi bir uyarı sempt omu olmadan oluşabilmesine rağm en, hastalar göğüs ağrısı, nefes darlığı, zayıflı k, konuşmada bozulma gibi semptom ve bulgular açısından dikkatli olmalı ve hastalığın göstergesi herhangi bir semptom v eya bulgu gözlemlendiğinde hekimine danışmalıdır. Bu izlenim önemi açısın dan hastalar bilgilendirilmelidir (bkz. Bölüm 4.4 Özel Kullanım Uyarıları ve Ö n l e m l e r i – Kardiyovasküler etkiler).  Diğer NSAİ ilaçlar gibi, ibuprofen, Gİ rahatsızlığa ve nadiren de hastanede yatmaya hatta ölüme neden olabilecek ülser ve kanama gibi ciddi Gİ yan etkilere neden olabilir. Ciddi Gİ sistem ülserasyonu ve kanaması herhangi bir uyarı semp tomu olmadan oluşabilmesine rağmen, hastalar ülserasyon ve kanamanın semptom ve bulguları açısından dikkatli olmalı ve epiga strik ağrı, dispepsi, melena ve hematemez gibi hastalığın göstergesi herhangi bir semptom veya bulgu gözlemlen diğinde hekimine danışmalıdır. Bu izlenimin önemi açısından hastalar bilgilendir ilmelidir (bkz. Bölüm 4.4 Özel Kullanım Uyarıları ve Önl emleri – Gastrointestinal etk iler - Ülserasyon,

Kanama ve Perforasyon riski).

 Diğer NSAİ ilaçlar gibi, ibuprof en, hastanede yatmaya hatta ölü me neden olabilecek eksfolyatif dermatit, SJS ve TEN gibi ciddi dermatolojik yan et kilere neden olabilir. Ciddi deri reaksiyonları herhangi b i r u y a r ı o l m a d a n o l u ş a b i l m e sine rağmen, hastalar deri döküntüsü ve kabarcık, ateş semptom ve bulguları veya kaşı ntı gibi

8

hipersensitivitenin diğer bulgular ı açısından dikkatli olmalı v e hastalığın göstergesi herhangi bir semptom veya bulgu gözlemlendiğinde hekimine danış malıdır. Hastalarda herhangi bir döküntü gelişirse hem en ilacı kesmeleri ve mümkün olduğunca çabuk hekimine danışması tavsiye edilmelidir.  Açıklanamayan bir kilo artışı veya ödeme ait semptom ve bulguyu hastalar hızlıca hekimlerine bildirmelidir.  Hastalar hepatotoksisitenin semptom ve bulguları açısından bilg ilendirilmelidir (bulantı, yorgunluk, letarji, sarılık, sağ üst kadranda hassasi yet ve soğuk algınlığı benzeri semptomlar). Bunlar oluşt uğu takdirde, hastalar tedaviy i sonlandırmalı ve hızlı medikal tedavi almalıdır.  Hastalar anafilaktik reaksiyonun bulguları açısından bilgilendi rilmelidir (nefes almada güçlük, yüz ve boğazın şişmesi). Bunlar oluştuğunda, hastalar h ızlıca acil servise gitmeleri konusunda uyarılmalıdır (bkz. Bölüm 4.4 Özel Kullanım U y a r ı l a r ı v e

Önlemleri).

 Gebeliğin son döneminde, diğer NSAİ ilaçlar gibi, ibuprofen alı nmamalıdır; çünkü duktus arteriosus’un erken kapanmasına neden olabilir.

Laboratuvar testleri

Herhangi bir uyarı semptomu ol madan ciddi Gİ kanal ülserasyonu ve kanaması oluşabileceğinden, hekimler Gİ kanama semptom ve bulgularını ya kından izlemelidir. NSAİ ilaçlarla uzun süreli tedavide olan hastalarda tam kan sayımı v e kimyasal profil düzenli olarak takip edilmelidir. Karaciğer ve ya böbrek hastalığı ile uyumlu k linik semptom ve bulgular gelişirse, sistemik belirtiler oluşursa (eozinofili, döküntü, v b.) veya anormal karaciğer testleri devam eder veya kötüleşirse, ibuprofen tedavisi kesilmelidir. Psödoefedrin Aşağıdaki durumlarda dikkatli kullanılmalıdır:  Aritmisi olanlarda  Kardiyovasküler hastalığı olanlarda  İskemik kalp hastalığı olanlarda  Hafif-orta şiddette hipertansiyonu olanlarda Normotansif hastalarda, psödoefe drinin görünür hiçbir presör et kisi olmamakla beraber NUROFEN COLD & FLU hafif-orta ş iddette hipertansiyonu olan hast alarda dikkatle kullanılmalıdır (bkz. Kontrendikasyonlar, Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri). Kontrol edilmeyen hipertansiyonu olan hastalarda NU R O F E N C O L D & F L U ’ n u n kan basıncı üzerindeki etkisi gözlenmelidir.  Prostat hipertrofisi (hiperplazisi) ve mesane fonksiyon bozukluğu olanlarda  Halüsinasyonlar, huzursuzluk, uyku düzensizliği oluştuğunda kesilmelidir.  Şiddetli derecede karaciğer yetmezliği olanlarda ve böbrek yetm ezliği olanlarda, özellikle birlikte kardiyovasküler bir hastalığı olanlarda  60 yaş üzerindeki hastalarda Seyrek olarak psödoefedrin dahil olmak üzere sempatomimetik ila çlarla posterior geri dönüşlü ensefalopati (PRES)/geri dönüşlü serebral vazokonstrüksiyon sen dromu (RCVS) bildirilmiştir.

9

Bildirilen semptomlar ani başlangıçlı şiddetli baş ağrısı, bula ntı, kusma ve görme bozukluğudur. Olguların çoğu uygun tedavi ile birkaç günde düze lmiştir. PRES/RCVS belirti ve semptomları gelişmesi halinde psödoefedrin hemen kesilmelidir. Uzun süreli kullanımdan kaçınılmalıdır. 5 günden daha uzun süre kullanılmamalıdır. Tanısı konmuş ve şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Tor sades de Pointes hastalarında kullanımından kaçınılmalıdır. NUROFEN COLD & FLU her bir tabletinde 0,075 mg sunset yellow (g ünbatımı sarısı) (E110) içermektedir. Günbatımı sarısı (E110) alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. 4.5 Diğer tıbbi ürünlerle etkileşim ve diğer etkileşim biçimleri

İbuprofen

Aminoglikozitler

NSAİİ’ler aminoglikozitlerin atılımını azaltabilir.

ADE-İnhibitörleri NSAİİ’lerin ADE inhibitörlerinin antihipertansif etkinliğini az altabildikleri bildirilmiştir. NSAİİ ile birlikte ADE-inhibitörleri alan hastalarda bu etkileşime dikkat edilmelidir.

Varfarin

Varfarin ve NSAİİ’lerin Gİ kanama üzerindeki etkileri sinerjikt ir. Bundan dolayı bu ilaçları beraber kullananların, ayrı ayrı kullananlara göre ciddi Gİ kanama riski daha fazladır.

SSRI’lar Selektif serotonin geri alım inhi bitörleri (SSRI’lar) ile NSAİİ ’ler kombine edildiklerinde, gastrointestinal kanama riski artmaktadır.

Asetilsalisilik asit

Asetilsalisilik asit ve ibuprofenin birlikte uygulanması, artan advers etki potansiyeli nedeniyle önerilmemektedir.

Deneysel veriler, eş zamanlı kullanıldıklarında ibuprofenin düş ük doz asetilsalisilik asidin platelet aglegasyonu üzerindeki e tkisini kompetitif olarak inhi be edebileceğini göstermektedir. Bu verilerin klinik olarak ekst rapolasyonu ile ilgili belirsizl ikler bulunmasına rağmen, ibuprofenin uzun süreli ve sürekli kullanımının, düşük doz aset ilsalisilik asidin kardiyoprotektif etkisini azaltabileceği olasılığı göz. ardı ed ilemez. Arasıra kullanılan ibuprofen ile klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhteme len beklenmemektedir (Bkz. Bölüm 5.1).

Diüretikler Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası gözlemler, NUROFEN COLD & FLU’nun furosemid ve tiazid gibi bazı diüretiklerin natriüretik etkisini azalttığ ını göstermiştir. Bu etki, renal prostaglandin sentezinin inhibi syonu ile ilişkilendirilmiştir. NSAİİ’ler ile eş zamanlı tedavi süresince hastalar, böbrek yetmezliğinin işaretleri açısından d ikkatle izlenmeli ve diüretik etkinliğin devam ettiği konusunda emin olunmalıdır.

10

Kardiyak glikozidler

NSAİİ’ler kardiyak yetmezliği al evlendirebilir, glomerüler filt rasyon hızını azaltabilir ve plazmada kardiyak glikozid düzeylerini artırabilirler.

Kinolonlar

Hayvan çalışmalarından elde edilen veriler, NSAİİ’lerin kinolon antibiyotikleri ile ilişkili konvülsiyon riskini artırabileceği ni göstermiştir. Kinolon kull anan hastalar konvülsiyon gelişmesi ile ilgili artmış risk altında olabilir.

COX-2 inhibitörleri ve diğer NSAİİ’ler Potansiyel aditif etkiler nedeniyle, selektif siklooksijenaz-2 selektif inhibitörleri dahil diğer NSAİİ’ler ile birlikte kullanımdan kaçınılmalıdır.

Kolestiramin

İbuprofenin, kolestiramin ile bir likte uygulanması, ibuprofenin gastrointestinal yoldaki absorbsiyonunu azaltabilir. Fakat klinik önemi bilinmemektedir.

Kortikosteroidler

Diğer NSAİİ’lerde olduğu gibi kortikosteroidlerle birlikte uygu landığında, artmış gastrointestinal ülserasyon ya da kanama riskinden dolayı dikkatli olunmalıdır. Tedavi sırasında steroid dozajı azaltılacak veya kesilecek ise, steroid dozajı yavaşça azaltılmalıdır ve hastalar, adrenal yetmezlik ve artrit semptom larında alevlenme gibi advers etkilerin görülmesi açısından yakından gözlenmelidir.

Lityum NSAİİ’ler plazma lityum seviyesinde yükselme ve böbrek lityum k lerensinde azalmaya neden olmuştur. Ortalama minimum lityum konsantrasyonu %15 artmıştır ve renal klerens yaklaşık %20 azalmıştır. Bu etkiler NSAİİ’lerin böbrek prostaglandin sen tezinin inhibisyonu ile ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle NSAİİ’ler ve lityum beraber ku llanıldığında, hastalar lityum toksisitesi belirtileri yönünden dikkatlice takip edilmelidir.

Metotreksat

NSAİİ’lerin tavşan böbrek kesitle rinde metotreksat birikimini k ompetitif inhibe ettikleri bildirilmiştir. Bu, NSAİİ’lerin metotreksat toksisitesini arttı rabileceğine işaret edebilir. Metotreksat ve NSAİİ’ler birlikte kullanıldıklarında dikkatli olunmalıdır.

Mifepriston

NSAİİ’ler mifepristonun etkisini azaltabileceğinden mifepriston uygulamasından sonra 8-12 gün boyunca NSAİİ’ler kullanılmamalıdır.

Siklosporin

Tüm NSAİİ’lerde olduğu gibi, siklosporinle birlikte kullanıldığ ında, artmış nefrotoksisite riskinden dolayı dikkatli olunması gerekir.

Sülfonilüre NSAİİ’ler sülfonilüre tedavileri ni potansiyalize edebilirler. S ülfonilüre tedavisi görmekte olan hastalarda ibuprofen kullanımı ile çok seyrek hipoglisemi rapor edilmiştir.

Takrolimus

NSAİİ’ler takrolimus ile birlikte verildiğinde, muhtemel nefrotoksisite riski mevcuttur.

11

Zidovudin

NSAİİ’ler zidovudin ile birlikte verildiğinde, hematolojik toks isite riski artabilir. Zidovudin ve ibuprofenle eş zamanlı tedavi göre HIV (+) hemofili hastalarınd a, hemartroz ve hematom riskinin arttığına dair bulgular mevcuttur.

CYP2C9 inhibitörleri İbuprofenin CYP2C9 inhibitörler i ile birlikte uygulanması, ibup rofene (CYP2C9 substratı) maruziyeti arttırabilir. Vorikonazol ve flukonazol (CYP2CP inhi bitörleri) ile yapılan bir çalışmada, yaklaşık % 80-100 oran ında artmış bir S(+)-ibuprofen maruziyeti gösterilmiştir. Özellikle yüksek dozdaki ibuprofenin vorikonazol veya flukonazo l gibi potent CYP2C9 inhibitörleri ile birlikte uygul anması durumunda, ibuprofen doz unun düşürülmesi düşünülmelidir.

Bitkisel ekstreler (Ginkgo bil oba NSAİİ kullanımına bağlı kanam a riskini potansiyelize edebilir. )

Psödoefedrin

NUROFEN COLD & FLU, MAOİ/RIMA alanlarda kullanılmamalıdır. Tris iklik antidepresanlar, iştah bastırıcı ilaçlar, sempatomimetik ajanla r (dekonjestanlar, iştah bastırıcı ilaçlar ve amfetamin benzeri psi kostimülanlar gibi) ve sempatom imetik aminlerin katabolizmasını etkileyen monoami n oksidaz inhibitörleri (furaz olidon dahil) ile beraber kullanılması bazen kan basıncının yükselmesine sebep olabilir ( bkz. Kontrendikasyonlar). Moklobemid ve oksitosin ile bir likte kullanımı tansiyon yükselm esine sebep olabilir. Psödoefedrin içermesinden dolayı NUROFEN COLD&FLU, biretilyum, betanidin, guanetidin, debrikozin, metildopa ve alfa ve beta adrenerjik blokör ilaçla r gibi sempatik aktiviteyi engelleyen hipotansif ilaçların etkisini kısmen tersine çevirir (bkz. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri). Kardiyak glikozidler disritmi riskine, ergot alkalo idleri ise ergotism riskine sebep olabilir.

Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Veri bulunmamaktadır.

Pediyatrik popülasyon: Veri bulunmamaktadır.

4.6 Gebelik ve laktasyon

Genel tavsiye

Gebelik kategorisi: 1. ve 2. trimester: C; 3. trimester: D

Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar/Doğum kontrolü (Kontrasepsiyon) Hamile kalmayı planlayan kadınlarda kullanılmamalıdır.

Gebelik dönemi Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, gebelik /ve-veya/ embriy onal/fetal gelişim /ve-veya/ doğum /ve-veya/ doğum sonrası ge lişim üzerindeki etkiler bakımı ndan yetersizdir. İnsanlara yönelik potansiyel risk bilinmemektedir. NUROFEN COLD & FLU ger ekli olmadıkça gebeliğin ilk 6 aylık döneminde kullanılmamalıdır.

12

Fetal duktus arteriozusun olası kalıcı pulmoner hipertansiyon i le erken kapanma riski olduğundan dolayı ibuprofen 3. trim esterde kontrendikedir. Doğumun başlaması gecikebilir ve anne ve çocukta artan kanama eğilimi ile birlikte doğum süresi uzayabilir. (Bakınız bölüm 4.3).

Laktasyon dönemi İbuprofenin anne sütüne çok düşük konsantrasyonlarda geçtiği bi linmesine rağmen Psödoefedrin anne sütüne önemli miktarda geçer. Laktasyon döneminde Nurofen Cold and Flu kullanımından kaçınılmalıdır.

Üreme yeteneği /Fertilite Siklooksijenaz/prostaglandin sent ezini inhibe eden ilaçların ov ülasyonu etkileyerek fertilite üzerine etkileri olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. NSAİİ tedavisinin kesilmesinden sonra, tedavi öncesindeki duruma geri dönülür. Oral yolla verilen psödoefedri nin, dişi sıçanlarda 20 mg/kg/gün dozu ve erkek sıçanlarda 100 mg/kg/gün dozu üremeyi bozmamakta veya morfolojik gelişimi ve yaşamı değiştirmemektedir. 4.7. Araç ve makine kullanımı üzerindeki etkiler Baş dönmesi gözlenebile ceğinden araç ve makine kullanmamaları k onusunda bilgilendirilmelidir.

4.8. İstenmeyen etkiler

Çok yaygın (≥1/10); yaygın (≥1/100 ila ≤1/10); yaygın olmayan (≥1/1.000 ila ≤1/100); seyrek (≥1/10.000 ila ≤1/1.000); Çok seyrek (≤1/10.000), bilinmiyor (e ldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Çok seyrek: Agranülositoz, anemi, aplastik anemi, hemolitik ane mi, lökopeni ve trombositopeni, pansitopeni (İlk belirtileri ateş, boğaz ağrısı , yüzeysel ağız ülseri, grip benzeri semptomlar, şiddetli halsizlik, burun ve cillte kanama)

Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Hipersensitivite, ürtiker, pruritus Çok seyrek: Otoimmün hastalığı olan (sistemik lupus eritematoz, karma bağ dokusu hastalığı) hastalarda, ense sertliği, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş vey a dezoryantasyon gibi aseptik menenjit bulguları gözlenmiştir. Şiddetli hipersensitivite reak siyonları (anafilaksi, anjiyoödem veya şiddetli şok) semptomları, yüz, dil ve boğazda şişme, disp ne, taşikardi, hipotansiyon olabilir. Astım ve bronkospazmda alevlenme

Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Sinirlilik, uykusuzluk Yaygın olmayan: Yorgunluk, telaş hali, ajitasyon (huzursuzluk) Seyrek: Halüsinasyon (özellikle çocuklarda), paranoid delüsyon, eksitabilite

Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın: Baş dönmesi, sersemlik Yaygın olmayan: Bağ ağrısı

Çok seyrek: Aseptik menenjit

13

Bilinmiyor: İrritabilite, anksiyete

Göz hastalıkları: Çok seyrek: Görme bozukluğu

Kulak ve iç kulak hastalıkları: Çok seyrek: Kulak çınlaması, vertigo

Kardiyak hastalıklar: Yaygın olmayan: Ödem Seyrek: Kalp yetmezliği, taşikardi, palpitasyon, anjina pektoris, diğer kardiyak disritmiler

Vasküler hastalıklar: Seyrek: Kan basıncında artış

Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Çok seyrek: Astım, bronkospazm, dispne, hırıltı

Gastrointestinal sistem hastalıkları: Yaygın: Ağız kuruluğu, bulantı, kusma Yaygın olmayan: Abdominal ağrı, dispepsi, distansiyon Seyrek: Diyare, mide gazı, konstipasyon Çok seyrek: Gİ ülser (gastrik/duodenal), Gİ perforasyon, ülseratif kolit veya Crohn hastalığının alevlenmesi, hematemez, ağız ülserasyonu

Hepato-biliyer hastalıklar: Çok seyrek: Karaciğer hastalığı, hepatit ve sarılık (özellikle uzun süreli kullanımda)

Deri ve deri altı hastalıkları: Yaygın olmayan: Egzema, kaşıntı, ürtiker Seyrek: İritasyonlu veya iritas yonsuz deri döküntüleri, hiperse nsitivite reaksiyonları, diğer sempatomimetiklerle çapraz reaksiyon, alerjik dermatit* *Psödoefedrin kullanımı ardından bronkospazm, anjiyoödem gibi s istemik belirtileri olan/olmayan çeşitli alerjik deri reaksiyonları bildirilmiştir.

Çok seyrek: Eritema multiforme, toksik epidermal nekroliz, Stevens Jonhson sendromu

Bilinmiyor: Eozinofili ve sistemik semptomların eşlik ettiği il aç reaksiyonu (DRESS sendromu)

Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Yaygın olmayan: Dizüri, erkek has talarda üriner retansiyon (önc eden mevcut bir prostatik büyüme bu durumu hazırlayıcı bir faktör olabilir) Çok seyrek: Üre atılımında azalma, artmış serum üre konsantrasy onu, papiller nekroz, akut böbrek yetmezliği, ödem, hematüri, interstisyel nefrit, proteinüri

Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Çok seyrek: Ödem, periferik ödem

Araştırmalar Çok seyrek: Karaciğer fonksiyon testlerinde artışlar, hematokrit ve hemoglobin azalması

14

Klinik çalışmalar, özellikle yüksek dozda (2400 mg/gün) ibuprof en kullanımının arteriyel trombotik olayların (örn. miyokard enfarktüsü ya da inme) riski nde küçük bir artış ile ilişkili olabileceğini göstermektedir (Bkz. Bölüm 4.4).

Şüpheli advers reaksiyonların raporlanması Ruhsatlandırma sonrası şüpheli il aç advers reaksiyonlarının rap orlanması büyük önem taşımaktadır. Raporlama yapılması , ilacın yarar/risk dengesinin sürekli olarak izlenmesine olanak sağlar. Sağlık mesleği m ensuplarının herhangi bir şüphel i advers reaksiyonu Türkiye Farmakovijlans Merkezi (TÜFAM)’ne bildirmeleri gerekmektedir (w ww.titck.gov.tr; e-posta: [email protected]; tel: 0 800 314 00 08; faks: 0 312 218 35 99). 4.9. Doz aşımı ve tedavisi Çocuklarda 400 mg / kg'dan fazla alım semptomlara neden olabilir. Yetişkinlerde doz yanıtı etkisi daha az nettir. Doz aşımındaki yarılanma süresi 1.5-3 saattir.

Belirtiler

Klinik olarak önemli miktarda NSAİİ alan çoğu hastada, mide bulantısı, kusma, epigastrik ağrı veya nadiren ishalden daha fazlası görülmeyecektir. Tinnitus, b aş ağrısı ve gastrointestinal kanama da muhtemeldir. Daha cidd i zehirlenmelerde, santral sini r sisteminde toksisite görülür ve uyuşukluk, nadiren eksitasyon ve dezoriyantasyon veya komaya yol açar. Nadiren hastalarda konvulsiyon gelişir. Ciddi zehirlenmede metabolik as idoz oluşabilir ve muhtemelen dolaşımdaki pıhtılaşma faktörleri ile etkileşimden dolayı protr ombin zamanı / INR uzayabilir. Akut böbrek yetmezliği ve karaciğer hasarı meydana gelebilir. A stım hastalarında astım atakları görülmesi mümkündür.

Tedavi Tedavi semptomatik ve destekleyici olmalıdır. Temiz hava yolunu n sağlanmasını ve durum stabil oluncaya kadar kardiyak ve vital bulguların izlenmesini içermelidir. Hasta toksik miktarda ilacı aldıktan sonra 1 saat içinde belirti gösterirse, oral yoldan aktif kömür uygulanabilir. Eğer sık ve uzun süreli olursa, konvülsiyonlar i ntravenöz diazepam veya lorazepam ile tedavi edilmelidir. Astım için bronkodilatör verilmelidir.

5. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ

5.1. Farmakodinamik özellikler Farmakoterapötik Grup: Antiinflamatuvarlar ve Antiromatik Ürünler

ATC Kodu: M01AE51

İbuprofen; analjezik, antiinflamatuvar ve antipiretik etkiye sa hip, fenilpropiyonik asit türevi nonsteroid antiinflamatuvar bir ilaçtır. Etkisini, diğer nonste roid antiinflamatuvarlarda olduğu gibi, siklooksijenaz enzimlerini, dolayısıyla da prostaglandin sentezini inhibe etmek suretiyle göstermektedir. İbuprofen antipiretik etkisini hipotalamus üzerinden gösterir.

İbuprofen ve diğer NSAİİ’ler gibi trombosit agregasyonunu inhib e ederek kanama zamanını uzatabilir. Ancak bu etki aspirin gibi kalıcı olmayıp ilaç dola şımda bulunduğu sürece görülmektedir. Bu nedenle aspirin ve benzer şekilde trombosit agregasyonunu inhibe edici etkisi olan ilaçlarla birlikte kullanımı kanama riskini arttırabilir. Hemofili, von Willebrand hastalığı,

15

ciddi trombositopeni (trombosit sayısı <50.000/mm 3), antikoagülan kullanımı ve aşırı alkol alımı gibi durumlarda kullanımdan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

İbuprofenin analjezik etkisinin 15 dakika içinde, antipiretik e tkisinin ise 30 dakika içinde başladığı ve her iki etkinin de 6 saatten daha uzun bir süre devam ettiği gösterilmiştir.

Deneysel veriler, eş zamanlı kullanıldıklarında ibuprofenin düş ük doz asetilsalisilik asidin platelet aglegasyonu üzerindeki e tkisini kompetitif olarak inhi be edebileceğini göstermektedir. Bazı farmakodinamik çalışmalarda, hızlı salımlı asetilsalisilik asit dozundan (81 mg) önceki 8 saat içinde veya dozdan sonraki 30 dakika içinde tek doz 400 mg ibuprofen alındığında asetilsalisilik asidin tromboksan veya trombosit agregasyonunun oluşumunda etkisinin azaldığı gözlenmiştir. Bu verilerin klinik olarak ekstrapolasyonu ile il gili belirsizlikler bulunmasına rağmen, ibuprofenin uzun süreli ve sürekli kullanımının, düşük doz asetilsalisilik asidin kardiyoprotektif etkisini azaltabileceği olasılığı göz ardı edilemez. Arasıra kullanılan ibuprofen ile klinik olarak anlamlı bir etki gözlenmesi muhtemelen beklenmemektedir (Bkz. Bölüm 4.5).

Psödoefedrin hidroklorür; sempatomimetik/dekonjestan etkili bir maddedir. Solunum yolları mukozasındaki alf a adrenerjik reseptörleri doğr udan etkileyerek vazokonstriksiyon oluşturur. Böylece, şişmiş burun mukozasındak i hiperemi, ödem ve konjesyon azalır ve burun solunum kapasitesi artar. Psödoefedrin hidroklorür ayrıca sinüs sekresyonlarının drenajın ı artırır ve tıkalı östaki borusunun açılmasını sağlayabilir. Efedrin'in bir stereoizomeridir ve benzer etkiye sahiptir. Adre nerjik reseptörler üzerinde doğrudan ve dolaylı etkileri olan bir sempatomimetik ajandır. A lfa ve beta adrenerjik aktiviteleri vardır ve merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı e tkiye sahiptir. Adrenalinden daha uzun süreli fakat daha az kuvvetli bir etkiye sahiptir. Bununla birlikte, psödoefedrinin efedrine kıyasla daha az baskılayıcı etkiye ve merkezi sinir sistemi etkisine sahip olduğu belirtilmiştir.

5.2. Farmakokinetik özellikler Genel özellikler

Emilim:

İbuprofen oral alındığında gast rointestinal kanaldan kolaylıkla emilerek 1-2 saat içerisinde doruk serum konsantrasyonlarına erişir. Ortalama plazma konsantrasyonuna uygulamadan sonra 70 dakikada hızla ulaşılmaktadır. Gıdayla birlikte alındığında dor uk plazma seviyeleri gecikebili r. Plazma yarılanma ömrü yaklaşık 2 saattir.

Psödoefedrin, gastrointestinal kan aldan hızlıca ve tamamen emil ir. Sağlıklı yetişkin gönüllülerde, 60 mg psödoefedrinin verilmesi yaklaşık 1.5 saat sonra (Tmax) yaklaşık 180 ng/ml’lik bir doruk plazma konsantrasyonu (Cmax) yaratmıştır. 4 saat süren dekonjestan etkisine 30 dakika içinde ulaşır. Plazma yarılanma ömrü yaklaşık 5.5 saattir.

Dağılım: İbuprofen plazma proteinlerine % 99 oranında bağlanır. Psödoefedrinin görünen dağılım hacmi (Vd/F) 2.8 l/kg’dır.

16

Biyotransformasyon:

Oral uygulama sonrası ibuprofen k araciğerde metabolize olur ve son dozdan sonra 24 saat içinde idrarla hidroksil (% 25) ve karboksipropil (% 37) fenilp ropionik asit metabolitleri şeklinde tamamen vücuttan atılır. Psödoefedrin karaciğerde N-demetilasyon yoluyla aktif bir metab olit olan norpsödoefedrine kısmen metabolize olmaktadır. Psödoefedrin ve metaboliti idrar ile atılır, dozun % 55 ile 90’ı herhangi bir değişikliğe uğramadan atılır.

Eliminasyon:

İbuprofen oral dozunun yaklaşık % 75-85’i idrarla, geri kalan k ısmı feçesle son dozu takiben

24 saat sonunda hemen tamamen elimine edilir.

Psödoefedrinin toplam vücut klerensi (CI/F) yaklaşık 7.5 ml/dak /kg’dır. İdrar asitlendiğinde psödoefedrinin idrar ile dışarı atılma hızı artar. Bunun tersin e idrar pH’ı attıkça idrar ile dışarı atılma hızı azalır.

Doğrusallık/Doğrusal olmayan durum: Psödoefedrin 1.0-800 ng/ml konsantrasyon aralığında doğrusal fa rmakokinetik göstermiştir. Oral uygulamayı takiben, ibuprofen hızlıca ve neredeyse tamamen emilmektedir. Pik serum seviyeleri dozlamanın ardından 1 ile 2 saat arasında elde edili r. Serbest ibuprofen plazma konsantrasyonu ile doz arasında lineer bir ilişki olmasına rağm en, uygulanan doz ile ibuprofen konsantrasyonu-zaman eğrisinin topl am alanı arasındaki ilişkini n non-lineer olduğu görülmektedir. İbuprofenin ve me tabolitlerinin toplam üriner at ılımı dozajın lineer bir fonksiyonudur. İbuprofenin emilimi ve atılımı, 50 mg ile 600 mg arasındaki dozlarda doz rejiminden etkilenmemektedir.

Hastalardaki karakteristik özellikler

Böbrek yetmezliği: İbuprofenin metabolitlerinin eliminasyonu böbrek yetmezliği ola n hastalarda azalabilir. Psödoefedrinin eliminasyonu böbrek yetmezliği olan hastalarda azalabilir. Karaciğer yetmezliği: İbuprofen esas olarak karaciğerde n metabolize olarak elimine ed ilir. Bu nedenle karaciğer hastalığı olanlarda; karaciğer fonksiyonları normal olan hastal ara göre, ibuprofen dozlarının azaltılması gerekebilir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda psödoefedrin ile yapılmış spesifik çalışma yoktur.

Geriyatrik popülasyon: İbuprofenin farmakokinetiği açıs ından geriyatrik popülasyonda ö nemli bir değişiklik saptanmamıştır.

Psödoefedrinin eliminasyonu yaşlı hastalarda azalabilir. 5.3. Klinik öncesi güvenlilik verileri İbuprofen için güvenlik farmakolo jisi, tekrarlanan doz toksisit esi, genotoksisite, karsinojenik potansiyel ve reprodüksiyon toksisitesi konvansiyonel çalışmala rına dayanan klinik dışı veriler insanlar için özel bir tehlike ortaya koymamaktadır. Klinik dış ı çalışmalardaki etkiler, sadece klinik kullanım ile az ilgili o lduğu görülen maksimum insanda m aruz kalımın yeteri kadar üzerindeki maruz kalmalarda elde edilmiştir.

17

Bakteri ve memelilere yapılan in vivo ve in vitro testlerde psö doefedrinin genotoksik olmadığı saptanmıştır.

Psödoefedrinin karsinojenik potansiyeli olup olmadığı hakkında yeterli bilgi yoktur.

Psödoefedrin, sıçanlarda 432 mg/kg/gün oral doza veya tavşanlar da 200 mg/kg/gün oral doza kadar teratojenik etki göstermemiştir.

6. FARMASÖTİK ÖZELLİKLER

6.1. Yardımcı maddelerin listesi

Kalsiyum hidrojen fosfat susuz

Kroskarmelloz sodyum

Povidon K30

Mikrokristallin selüloz tip 101

Silikon dioksit

Talk Hidrojene hint yağı

Sheffcoat Yellow 1163Y37

Sheffcoat Yellow 1163Y37 içeriği

Hipromelloz

Titanyum dioksit (E171)

Talk Kinolin sarısı (E104) Sunset yellow (Günbatımı sarısı) alüminyum lake (E110) 6.2. Geçimsizlikler Bildirilmemiştir. 6.3. Raf ömrü 36 ay. 6.4. Saklamaya yönelik özel tedbirler 25˚C altındaki oda sıcaklığında saklayınız. 6.5. Ambalajın niteliği ve içeriği Kutuda, 24 tabletlik PVC/PVDC/Al folyo blister ambalajlarda sunulmaktadır. 6.6. Beşeri tıbbi üründen arta kalan maddelerin imhası ve diğer özel önlemler Kullanılmamış olan ürünler ya da atık materyaller “Tıbbi Atıkla rın Kontrolü Yönetmeliği” ve “Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Kontrolü Yönetmeliği”ne uygun olarak imha edilmelidir.

18

7. RUHSAT SAHİBİ

Reckitt Benckiser Tem. Mal. San. ve Tic. A.Ş.

Beşiktaş / İstanbul / Türkiye

Tel: 0212 326 96 00

8. RUHSAT NUMARASI(LARI)

2018/271

9. İLK RUHSAT TARİHİ / RUHSAT YENİLEME TARİHİ

İlk ruhsat tarihi: 22.05.2018

Ruhsat yenileme tarihi:

10. KÜB’ÜN YENİLENME TARİHİ

Resmi PDF:

Son güncelleme: 2026-08-28 11:21:47